turkiyede-secimler

Türkiye’de Seçimler – Zafer Soydam

Türkiye’de Seçimler

turkiyede-secimler

Türkiye’de genel seçimler dört yılda bir yapılmaktadır. Seçim sonucunda halkın çıkaracağı 550 milletvekili mazbatasını alarak mecliste göreve başlar. Yüksek seçim kurulunun 2011 tarihli kararına göre çıkaracağı milletvekili sayısı 18’e kadar olan iller bir seçim çevresi sayılır. 19ila 35 arası milletvekili çıkaran iller 2 seçim çevresi sayılır. 36 ve daha fazla milletvekili çıkaran iller ise 3 seçim çevresi sayılır. Yani yüksek seçim kurulunun bu kararına baktığımız zaman, İstanbul 3 seçim çevresine ayrılır. Ankara ve İzmir ise 2 seçim çevresine ayrılır.

Türkiye’de milletvekili sayımlarında 1961’den bu yana  Belçika’lı Profesör Doktor D’Hondt tekniği kullanılır. Sadece 1965 millet meclisi genel seçimi ile 1966 millet meclisi ara seçiminde bu teknik kullanılmamıştır. Bunu aşağıda şema ile göstereceğiz. Ancak bizde barajlı D’Hondt sistemi kullanılır. Türkiye’de siyasal partilerin meclise girebilmesi için %10 barajını aşmak zorundadır. Aksi taktirde mecliste koltuk bulamaz.

D’Hondt tekniğini kullanan diğer ülkeler ise şöyledir: Arjantin, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Doğu Timor, Ekvador, Finlandiya, Galler, Hırvatistan, İskoçya, İsrail, İzlanda, Japonya, Kolombiya, Macaristan, Makedonya, Paraguay, Polonya, Portekiz, Romanya, Sırbistan, Slovenya, Şili ve KKTC’dir.

Şimdi D’Hondt sistemini şema ile göstereceğiz.

 A Partisi B Partisi C Partisi
oy 60.000 25.000 14.000
1.      Milletvekili 60.000 25.000 14.000
2.      Milletvekili 30.000 25.000 14.000
3.      Milletvekili 20.000 25.000 14.000
4.      Milletvekili 20.000 12.500 14.000
5.      Milletvekili 15.000 12.500 14.000
6.      Milletvekili 12.000 12.500 14.000
7.      Milletvekili 12.000 12.500 7.000
Milletvekili Sayısı 4 2 1
Milletvekili Başına Oy 15.000 12.500 14.000
A Partisi B Partisi C Partisi

 

Yerel Seçimler

Türkiye’de mahalli idareler ile mahalle\köy muhtarlıkları ve ihtiyar heyetlerinin seçilmesi amacıyla 2972 sayılı yasanın sekizinci maddesi uyarınca, her beş yılda bir yapılan seçimlerdir.

Ülkemizde, Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van olmak üzere toplam otuz tane büyükşehir belediyesi vardır. 12\11\2012 tarihinde kabul edilen 6360 sayılı kanunla görev, yetki ve sınırları belirlenmiştir.(https://tr.m.wikipedia.org).

Siyasal Katılma

Aristo’nun dediği gibi insan “zoon polican” yani siyasi bir hayvandır. Gerçektende insan doğar doğmaz kendini siyasetin içinde bulur. Bazı zamanlar

farkında olmadan bile pasifte olsa siyasal katılmayı gerçekleştiririz. Siyasal katılma legal ve illegal olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Basit bir örnek verecek olursak oy kullanmak legal katılmaya örnek olabilir. İllegal katılmaya ise darbe yapmayı örnek verebiliriz.

Siyasal katılma için birçok tanım yapılmıştır. Hepsini buraya yazmamız imkansız olur. Ama birkaç örnek verebiliriz. Bizi siyasi elitlerin yönettiğini düşünürsek, bu siyasi elitlerin almış olduklara kararlara karşı halkın tutum ve davranışlarıdır. İkinci bir tanım ise; “bireylerin siyasal sistem içerisinde, sisteme ilişkin sahip oldukları tutumsal davranışlarını, yönelimlerini ve yine sistemin işleyişine ilişkin otorite mercilerini etkilemek, alınan kararları yönlendirmek amaçlı girişilen tüm faaliyet ve davranışları bir arada ifade eden bir kavram olarak düşünülebilir.”(TURAN, Erol, Siyaset Bilimine Giriş, s.173, Palet Yayınları:63)

Siyasal katılımlar farklı düzeyde gerçekleşebilir. Siyasal sürece hiç katılmayanlar, salt oy kullananlar, kişisel sınırlı katılımcılar, topluluk düzeyinde katılımcılar, kampanyacılar ve tam katılımcılar. Şimdi bunarı açıklamakta fayda olacağını düşünüyorum.

Siyasal sürece hiç katılmayanlar: siyasetle uzaktan yakından ilgisi olmayan kişilerdir.

Salt oy kulanlar: sadece seçim zamanında oylarını kullanırlar.

Kişisel sınırlı katılımcılar: bu insanlar daha çok kişisel sorunlarını çözmek için siyasete katılırlar.

Topluluk düzeyinde katılımcılar: burada baskı grupları, çıkar grupları, sendikalar gibi topluluk olarak katılanlar yer alır.

Kampanyalar: kampanyalara destek olmak için veya kampanyalardan yararlanmak için katılan seçmenlerdir.

Tam katılımcılar: bunların hepsine katılan seçmenlerdir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi siyasal katılma gelişmemiş ülkelerde, gelişmiş ülkelere göre daha fazladır. Örnek verecek olursak Türkiye 1 Kasım 2015 tarihli genel seçimde %85.23 gibi bir katılım düzeyi göstermiştir. İngiltere’de son gerçekleştirilen yerel seçimde katılma oranı %36, ABD’de yapılan son başkanlık seçiminde katılım %58.2’dir.

Siyasal katılmayı etkileyen faktörler; gelir, meslek, eğitim, cinsiyet, yaş, aile, yerleşim birimi, medya, psikolojik etken, siyasal etkinlik ve siyasal ilgi gelir.

 Seçmen Davranışı

Kuşkusuz bütün siyasi partilerin amacı iktidarı ele geçirmek veya iktidara ortak olmaktır. Siyasi partiler, seçmenler oy verirken hangi etkenler etkiliyor, etkilemiyor ilk önce bunu çok iyi analiz etmesi gerekir. İyi analizler yaptığı taktirde seçimlerde çok daha başarılı sonuçlar alabilir.

Seçmen davranışının etkilenmesinde birçok faktör etkilidir. Bunlardan bir tanesi seçime giren kişinin seçmen üzerinde oluşturduğu etkidir. Genel olarak söyleyemeyiz ama bazı seçmenler hangi  liderin karizmatik olduğu kanaatine vararak öyle oyunu kullanır. Tabi ki liderin karizmatikliği önemlidir ama sadece karizmatik olduğuna bakmamak gerekiyor. Dünyada karizmatik olmayan ama başarılı birçok devlet adamı vardır.

Diğer yandan medya seçmen davranışları üzerinde muazzam derecede etkiye sahiptir. Müthiş bir propaganda aracıdır. Medya bir ülkede yasama, yargı, yürütmeden sonra dördüncü güç olarak ele alınır. Bütün demokratik ülkelerde medyanın hakları yasalarla güvence altına alınmıştır. Medya seçmen ile seçilenin  arasında bir köprü vazifesi kurmaktadır. Seçmenin istek ve arzularını seçilene, seçilenin istek ve arzularını da seçmene iletir. Bu şekilde seçmenin davranışı şekillenebilir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle beraber, insanlar sosyal medyayı çok aktif bir şekilde kullanabilmektedir. Hayatımızı saran bu erişimler sayesinde hızlı şekilde

 

Bilgi akışı oluyor. Hızlı bilgi akışı demek, hızlı seçmen davranışı demektir.

Seçmen davranışında yaşın da etkisi çok büyüktür. Özet kısmında bahsettiğimiz gibi insanların genç yaşta ideolojileri duygularına hitap ettiği için ideolojisine göre oy verir. Yaş ilerledikçe ideolojik siyaset yerini çıkar siyasetine bırakır. Seçmenler çıkarına göre belli istikamet üzerinde ilerleyebilir veya istikamet değiştirebilir.

Siyasi partiler özellikle seçim zamanında kampanyalarla seçmenin karşına çıkar. “vatandaşların seçimlerde oy kullanarak yönetim kararlarında söz sahibi olduğu, başka bir deyişle kendilerini yönetecek kişileri belirledikleri dönemlerde birçok faaliyet gerçekleştirilmektedir. Vatandaş desteğini kazanmak isteyen siyasal parti ve adayları seçmenlerin beklenen yönde oy vermesini sağlamak amacıyla siyasal kampanya çalışmalarına başvurmaktadırlar. Seçimlerin ilk olarak yapıldığı dönemlerden başlayarak yürütülmekte olan bu çalışmalar Amerika’da 1896 seçimleri sırasında

farklılık göstermiştir. Birçok afişin ve tanıtıcı kitapçığın dağıtıldığı bu dönemde ilk kez bir adayın bir ürün mantığıyla tanıtılmasının gündeme gelmesi nedeniyle dönem seçim çalışmaları için bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Bongrad, siyasal kampanyayı bir adayın potansiyel seçmenlerine uygunluğunu sağlamak, adayı en yüksek sayıdaki seçmen kitlesinin ve bu kitledeki her bir seçmenin tanımasını sağlamak, rakiplerle ve muhalefetle farkını yaratmak ve minimum araçla, bir kampanyayı kazanmak için gerekli oy sayısını elde etmek amacıyla tekniklerin tümü olarak değerlendiriştir.(Bongrad michel,1992, politikada pazarlama, çev. Fatoş Ersoy, iletişim yayınları, İstanbul, s.17)

Günümüzün karmaşık siyaset yapılanmasında, insanlar kendi çıkarlarını korumak için baskı veya çıkar grubunu oluşturabilir veya oluşumunu tamamlamış bir gruba üye olabilir. Her siyasi parti bu gibi örgütleri arkasına almak ister. Örgütler de çıkarlarına göre bir taraf tutabilir ve örgüt elemanlarının seçimle ilgili davranışlarını değiştirebilir.

Yukarıda hemen hemen seçmen davranışını etkileyen faktörleri açıklayarak yazdık bunlardan başka seçmen davranışını etkileyen faktörler, siyasi partinin imajı, enflasyon oranı, işsizlik oranı, aile ve çevredir.

Sonuç

Bu çalışmamızda Türkiye’de seçim ve seçmen davranışını anlatmaya çalıştım. İlk önce Türkiye’deki genel ve yerel seçimlere baktım. Genel seçimlerde ülkemizde barajlı D’Hondt sistemi kullanılmaktadır. Yerel seçimler ise mahalli idareler ile mahalle/köy muhtarları ve ihtiyar heyeti seçmek için beş yılda bir yapılır. Siyasal katılma kısmında, siyasal katılmanın gelişmemiş ülkelerde, gelişmiş ülkelere göre daha fazla olduğunu söyledim ve örneklendirdim. Ayrıca siyasal katılmayı etkileyen faktörleri yazdım. Seçmen davranışını ise tanımladıktan sonra, etkileyen faktörlerin bazılarını açıklayarak yazdım. Buradan çok değerli hocam Doçent Doktor Erol Turan’a bilgilerinden ve yardımlarından dolayı çok teşekkür ediyorum.

KAYNAKÇA

  • .(https://tr.m.wikipedia.org
  • TURAN, Erol, Siyaset Bilimine Giriş, s.173, Palet Yayınları:63)
  • Bongrad michel,1992, politikada pazarlama, çev. Fatoş Ersoy, iletişim yayınları, İstanbul, s.17)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir