Türkçülük Anti Bir Oluşum Değildir ve Olmamalıdır

bozkurtMilliyetçi olmaya karar verdiğim günden bu güne seneler geçti. Bende, öğrencilik hayatımda olsun ve sonrasında olsun Türklük adına faaliyetlerde bulundum.  Tabi ki bunların hepsi yasal faaliyetlerdi. Kesinlikle Türklük mazisine ve ahlakına uygun olmayan faaliyetlerde bulunmadım. Günümüzde de bu faaliyetlere yönelik girişimlerin artacağını umuyordum. Umduğum gibi, girişimci sayısı arttı. Haliyle girişim sayısı da arttı ancak bu sefer de çokluktan dolayı organize olamama durumu söz konusu olmaya başladı. Herkes kahraman olma derdine düştü. Oysa ki gerçekten Türklük bilincine sahip olan gençlere sahip olsa idik, bu milletin en büyük kahramanlarının “isimsiz kahramanlar” olduğunu bilerek, “tek reis ben olacağım” kavgasına son verebilirdik.

Tabi bu liderlik kaygısı diğer milliyetçi oluşumlara ters düşülen fikirler üzerinden daha da perçinlendi. Hatta hükümetin kullandığı oluşumlar bile oldu. Oysa ki aralarında fikir ayrılıkları olsa da her birinin Türklük adına gayret verdiği gerçeği görmemiz gereken en doğru orta yol olmalıydı. Bugün “Türklük adına sakız çiğneyen birisine bile saygı duymalıyız” diye düşünüyorum. Müslüman bir Türk olarak, “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” hadisine gerçekten inanıyorum. İşte tam da bu sebepten ötürü, sadece Türklüğünden övünç duyan insanlar olarak ortalıkta gezmekle bu işin yürümeyeceğini düşünüyorum. Önce bir faaliyet yapalım, Türklüğe hatta cihana bir şeyler katalım ve ondan sonra evet ben Türk’üm diye övünelim. En önemlisi Türk olarak, geçmişimizden geldiği gibi güzel bir ahlaka sahip olalım. Biz, gerek İslamiyet öncesi gerekse de İslamiyet sonrası dünyanın en güzel, en kaliteli ahlakına sahip millet idik. Sadece bunu kaybetmememiz gerektiğini söylüyorum.

Bizler aslında tam anlamıyla yıkıcı bir millet değiliz ve cihanı sadece kılıç ile top ile fethetmiş olamayız. Biz çoğu yerde gönülleri de fethetmişiz. Düşman olarak kalanlar olmuş. Bunlara İngilizleri, Ermenileri, Kürtleri, Yunanlıları ve Sırplar‘ı örnek olarak gösterebiliriz. Tabi bunu arttırmak mümkün.

Tüm bunları ele aldığımızda Türk’ün asilliğinin cihana duyduğu saygı ve derin düşüncelere dayandığını söyleyebiliriz. Zaten yetiştirdiğimiz önemli kişilere bakıldığı zaman da bunu anlamak pek mümkündür. Biz ki yetiştirdiği önemli asker kadar zihin adamına da sahip bir milletiz. Fuzuli, Hoca Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Mustafa Kemal, Fatih Sultan Mehmet, Şeyh Edebali, Ziya Gökalp ve binlerce daha fazlası. Böyle bir hazine hangi millette var? Bu kişilerin temel noktaları inanç, sevgi, saygı ve akıldır. Peki ya geçmişte Türk kültürüne katkıda bulunmuş bu kişilere baktığımızda bugün Türkler ne alemdedir? Özellikle Türkçü teşkilatlar ne alemdedir? Ülkü Ocakları zaten içi boşaltılmış bir şekilde varlığını sürdürmektedir. Hayatın içinde kaybolmuştur. Alperen Ocakları‘da Muhsin Yazıcıoğlu sonrası ne yapacağını bilemez şekilde yalpalamış ve zaten BBP ile kavga ederek bu durumu kanıtlamışlardır. Kendilerine yol olarak Hüseyin Nihal Atsız‘ı seçen ve kendilerini Genç Atsızlar olarak tanımlayan Ötüken Dergisi eşrafı ise bana göre şu sıralar en gerçekçi ve saf olarak doğruya ulaşmayı hedefleyen Türkçü oluşumdur. Ancak onlarında kendilerini antipatik göstermek gibi bir alışkanlıkları var. Kendileri daha akılcı davransa ve maddi olanakları artacak olursa bence gayet kaliteli faaliyetlerde bulunacaklardır. Atatürk’ün Partisi CHP‘ye bakacak olursak zaten ne Türklükle ne de Türkçülükle ilişiği kalmamış durumdadır. Diğer küçük teşkilatları da hesaba katalım dersek, henüz kayda değer pek bir faaliyetleri olduğunu düşünmüyorum. İnşallah olur.

Bu teşkilatların ya da oluşumların en büyük sorunu olarak gördüğüm durum ise yazının başlığında gördüğünüz gibi anticilik. Anticilik ne midir? Milliyetçi olmayı sadece Anti-Komünizm olarak görmek, Milliyetçi olmayı sadece kafa tası ölçmekten ibaret bilmek, birisi kendini CHP’li diye tanıttığı zaman sen komünistsin diyerek onu dışlamak ve reddetmek. Milliyetçiliği ya da Türkçülüğü sadece Anti-Kürtçülük olarak görmek yapılan en büyük yanlışlardandır. Sen Türk Milliyetçisi isen Türk Milletini ve Türk Devletini/Devletlerini kalkındırmak adına çalışacaksın. Tamam sokaklara çıkıp “Irkçıyız Ne Olacak” yazabilirsin. Bunda sorun olacak bir nokta göremiyorum. Ama hepimizin söylediği “Türk Irkı Sağ Olsun” sözünü ben diğer ırklar yok olsun diye anlamıyorum. Ben kendi milletimi diğer milletlere göre daha üstün kılmalıyım. Daha üstün kılmanın yolu ise milletimi gerek ekonomik gerek sosyal gerek teknolojik gerek kültürel olarak diğer milletlerden üstün hale getirmektir. Yani Atatürk’ün deyimi ile Muasır Medeniyet olabilmektir.

Diğer milletlerin ne yaptığı bize zarar vermedikçe bizi alakadar etmez. Ancak yine de onları takip etmek gerekmektedir. Çünkü uluslararası boyutta medeniyet seviyesini kontrol etmemiz ve gelişmelere ayak uydurmamız gerekmektedir. Bugün Milliyetçi olduğunu iddia eden insanlar Musul, Kerkük için ağıtlar yakıyorlar. Ama sorsanız bir tanesi Kerkük’e ait bir türkü bilmez, o bölgeden bir tane sanatçı ismi bilmez, o bölgenin kültürünü bilmez. Facebook sağ olsun, gök bayrak paylaşımları oluyor da insanlar Türkmeneli Bayrağını biliyorlar. Bu eksiklik apaçık ortada iken Türk Milliyetçisi oluşumlar kültürel olarak o diğer Türk vatanlarında olandan bitenden haber verecek, buradan oraya bir şeyler katacak faaliyetleri arttırmalıdır. Ben Kazakistan’dan bir sanatçı adı bilmeliyim. Onların atasözlerini takip edebilmeliyim. Eskiden ilkokullarda falan yurt dışından mektup arkadaşı edinme olayı vardı. Bu faaliyet şimdi de Türk Devletleri arasında yapılabilir. Ama bunlarla uğraşmak yerine sürekli bir atar yapma davasında olunması üzücü. Milliyetçi oluşumlardan istediğim, kültürel faaliyetlere öncü olunmasıdır. Evet, resim sergisi yapmak bir nebze etkileyici olabiliyor. Ama biraz dış dünyaya açık olup, dünya görüşünü geliştirip, dünyada sadece biz varmışız gibi davranmaktan vazgeçilmeli. Diğer milletlerden farklı olduğumuzu göstermek için faaliyet yapın. Biraz bürokrasi bilmek, her zaman fevri olmaktan daha faydalı olacaktır kanaatindeyim. Yazımın başında dediğim gibi, yinede “Türklük adına sakız çiğneyen birisine bile saygı duymalıyız“.  Başkasına gelmeden ilk olarak bizler eleştiri yapacağız ki onlara kıvılcım olalım. İtici güç olalım. Hepsine tekrardan başarılar diliyorum.

“Milliyetçi olmak biz Türkler gibi bir tarihe sahip olanlar için erdem değil olağandır. Geleceğe yürümek geçmişimize borcumuzdur.
– Aziz Sayım Akınalp

One thought on “Türkçülük Anti Bir Oluşum Değildir ve Olmamalıdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Anadolu yakası escort sikiş izle hd seks izle seks hikaye
Beylikdüzü escort Ataköy escort Avcılar escort Şirinevler escort Bakırköy escort Bahçeşehir escort Halkalı escort escort kadıköy