Savaş, Barış ve Din

İnsanlık tarihi boyunca savaş ve barış hep bizlerle beraber olmuştur. İnsanlar kimi zaman savaşmış kimi zaman barış içinde yaşamışlardır. Zaman geçtikçe bu iki durumdan birisi olan barış olgusu gitgide kaybolmaya başlamıştır. Artık tarih sadece savaşlardan ibaret olmaya başladı.

Üç kuşak önce barış içinde yaşayan insanlar artık birbirleriye savaşmaktan başka bir şey yapmıyorlardı. Tarih sadece kazananı yazıyor, kaybedenin sadece adı geçiyordu. Nice insanlar zulme uğramış nice insanlar hayatlarını kaybetmiştir bu savaşlar nedeniyle. İnsanlar neden barış içinde yaşayamazlar? Sorulması gereken başlıca sorulardan birisi budur.

90 yıl önce dedelerimiz bu topraklar omuz omuza savaşmışken biz şimdi yine aynı topraklarda birbirimizi yiyip bitiriyoruz. Neden? Kurtuluş Savaşı’nda Türkler olduğu gibi Laz, Çerkez, Kürt insanlar da vardı. Şimdi Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya dönüp baktığımızda kan gövdeyi götürüyor. Daha düne kadar ülkemizin batısında omuz omuza savaşıyorduk. Şimdi ne oldu da bu hale geldik? Bu tartışmaya açık ve ardı arkası kesilmeyecek bir konudur aslında. Şimdi kimi suçlarsak suçlayalım doğru karar vermiş olmayız. Zamanında yapılan hatalar var hepimiz bunların farkındayız. Önemli olan bu hataları bir daha yapmamak. Bizler bilinçli insanlar olarak bu hataları tekrar yapmama uğraşındayken birileri de hala insanları birbirine düşürmeye çalışıyor.

Her devirde olduğu gibi yaşadığımız devirde de bu insanlar mevcut ve ortalığı karıştırmaya çalışıyorlar. İnsanların dini duygularını sömürerekten bir gece de sayısız kanun maddesini meclisten geçiriyorlar. Zaten memleket olarak on numara Müslüman insanlarız ya birileri çıkıp da Allah, kitap der demez hemen ‘’Yürü be kim tutar seni’’ diye alkış tutuyoruz ardından. Genelleme yapmak istemiyorum ama toplumun çoğunluğu bu halde şuan. Din üzerinden son derece fazla sömürülüyorlar.

Bize gönderilmiş kutsal bir kitabımız ‘Kur’an-ı Kerim’ yok mu? İnsanlar kutsal kitabımıza bakıp doğru yolu bulmak yerine bu din üzerinden siyaset yapan şarlatanların peşine takılıyorlar. Yazık. Hakikaten ülke olarak geldiğimiz şu durum çok vahim. Ben şahsım adına söylemeliyim ki yaşadığım çağa ayak uyduramamanın stresi içindeyim. Yanlış yola girmişlerin bir an önce doğruyu bulmalarını temenni ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir