Öğretmenler Üzerine

tırnak kontrolü yapan öğretmen
Öğretmenler Üzerine
Öğretmenler Üzerine

Öğretmenler Üzerine

Öğretmenler Üzerine…

Öğretmen,

****

Ağza çok basit geliyor. Bence çok ağır bir kavram, çok ağır bir meslek. Ağır olduğu gibi, bir o kadar da kutsal bir meslek. Çok zor bir zanaat. O yüzden bu yazımda Öğretmenler Üzerine yazacağım…

İdi idi

Şimdilerde ÖSYS puanı yeterli olan herkesin Eğitim Fakültesi‘nde eğitim alabildiği meslek alanı. Biraz şanslıysanız atama hakkı kazanabilirsiniz. Eğer şanssız olan kesimdenseniz özel sektör şartlarını zorlayabilirsiniz.

****

Bu yazıyı okuyanların pek çoğu en azından mevcutta lise okuyan kimseler olacak. Mezun olmuş okurlarımız da eğitim hayatlarını akıllarına getirsinler. Öğretmenlerinizi düşünün. Aynı duyguları paylaşır mıyız bilemiyorum ama benim pek çoğu ile ilgili aklıma olumlu şeyler gelmiyor. Olumlu şeyler gelmiyor derken, yani elbette güldüğümüz, eğlendiğimiz anlar olmuştur. Benim anlatmak istediğim, gerek okul içerisinde gerek okul dışarısında öğretmenlerimizin bize örnek olması gereken hal ve hareketleri ifa etmemeleri.

****

Son zamanlarda yeni kuşaklarla ilgili olarak giderek bozulmaların ortaya çıktığı, ahlaki değerlerin yitirilmeye başlandığı, gelenek ve göreneklerimizin unutulmaya yüz tuttuğu gibi sitem niteliği taşıyan eleştirileri duyuyoruz ve bu ses giderek artmaya başlıyor.

Sokağa çıkarsanız ve (rica edeceğim) görme yeteneğinizi kullanırsanız bu sitemlerin ne kadar haklı olduğuna dair fikir sahibi olabilirsiniz. Sokakta ufacık çocukların önünde sevişen çiftler, bay/bayan ya da çoluk/çocuk var demeden edilen küfürler, insanların tahammülsüzlüğü, para için yapılan mide bulandırıcı ticaretler, giderek yitirilen anne baba saygısı, sosyal medyada denk geldiğiniz mide bulandırıcı aile içi ilişkiler ve niceleri…

****

Dün vefatının sene-i devriyesi olan ulu önderimiz Mustafa Kemal bir deyişinde öğretmenler için “Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” diyordu. Kendisini bu vesile ile bir kez daha rahmetle anıyorum. Gerçekten bu durum böyle. Ben kuşaklar arasındaki farkı doğal karşılayacak kadar anlayışlı bir insan olarak bu durumun kuşak farkından ziyade yozlaşma olduğunu düşünüyorum ve bu yozlaşmayı kesinlikle büyük ölçüde öğretmenlere bağlıyorum. Eğer ki onlar işlerini iyi yapsa idi, öğrencilerine ilim kadar irfan aşılayabilmiş olsalar idi bugün millet olarak daha az sıkıntı çekiyor olacaktık.

Ben öğretmen olmak ile öğretmen olabilmek kavramlarını çok farklı iki kavram olarak görüyorum. Öğretmen olmak, bölümü bitirip iş bulup çalışmaya başlamak olarak benim literatürümde yer alıyor. Öğretmen olabilmek ise, öğrencisine icra ettiği bölüm ile ilgili eğitim verdiği gibi, ahlaklı ve kaliteli bireyler yetiştirmeyi hedef olarak belirlemiş ve hem okul içerisinde hem de toplumun diğer alanlarında örnek kişiliği ile yer alan erdemli bireyler olarak benim literatürümde yer alıyor.

İlk paragrafta verdiğim örneği az önce açıkladığım iki tanım çok iyi anlatıyor sanırım. Öğretmenlerimiz bize pek bir şey vermedi, edindiğimiz erdem dolu hayat gayesini ailemizden, bizzat yaşamdan ve insan ilişkilerimizden biz çıkarttık. Benim üniversite hayatımda pek farklı değildi. Çok az sayıda hocamız bizlere adam olmak ile ilgili ders verdi. Erdemli konuşmaları ile iş ahlakı, toplum ahlakı konusunda fayda sağladı. Yine çok az sayıda hocam öğrenciyi kaybetmek yerine kazanmak için çaba sarf etti.

O çabayı gördüğüm zaman umudum artmıştı. Böyle öğretmenler de kalmış demiştim ve hayata dair inancım tazelenmişti. Evet, erdemli insanlar da bir yerlere geliyor, eğitim veriyor diye düşünmüş ve şükretmiştim. Çünkü erdemli öğretmenler, erdemli öğrenciler yetiştirmek için yeni bir umuttur.

****

Tüm bunca yazıyı toplumcu bir birey olarak yazdım. Yazınsal yetenek olarak, eğitim olarak ya da bilgi olarak eleştirdiğim öğretmenler içerisinde beni katlayacak bireyler elbet vardır. Ben toplumun sıradan bir vatandaşıyım. “Ne sağcı, ne solcu Allah’ın kuluyum” . Ancak bugün ortaya çıkan bu çarpık kültürün, kültürel yozlaşmanın en büyük sorumluluğu öğretmenlerdedir. Bu kuşaklar onların hatasıdır. Benim bunca paragrafla ifade etmeye çalıştığımın özü de budur.

Bu durumun önüne geçmek için yine en büyük sorumluluk öğretmenlerin olacaktır. Erdemli öğretmenler, devlet erkanının tüm sorumsuzluklarını görmezden gelerek öğrencisi için iyi olanı yapmayı kendine sorumluluk edinmesi ve bu yolda çalışması gelecek kuşakların doğru yetişmesi için bir umut olarak ortaya çıkacaktır.

Tabi ki biz vatandaşlara ve ailelere de büyük bir yük düşmekte. Feyyaz Dostum’un yazısında belirttiği gibi ülkemizde uygulanan Beyaz Propaganda ile zaten zehirlenen nesillere aileler ve öğretmenler tedavi kaynağı olmalıdır.

****

Bir hatamız olduysa affoluna
Esenlikler…

 

Hakkında: Alparslan Bilekbükmez

Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir