Konya Tarihçesi

Konya Mevlana
Konya Mevlana

Konya çok eski bir yerleşim merkezidir. M.Ö. 6000-5000 yıllarında burada yerleşme merkezi kurulduğu araştırmalarla anlaşılmıştır. Konya târih sahnesine ise M.Ö. 1400-1200 arasında Hitit İmparatorluğunun bir bölgesi olarak girmiştir. Hititler iç savaş ve bölücü faaliyetlerle yıkılınca Konya sırası ile Frikyalılar, sonra Lidyalıların, Kimmerlerin hâkimiyeti altına girmiştir. M.Ö. 6. asırda Anadolu’nun büyük kısmı gibi bu bölge de Persler tarafından istilâ edilmiştir. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralıİskender Anadolu’yu alıp, İran’a geçti. Pers İmparatorluğunu yıktı. İskender’in ölümü üzerine, kurduğu İmparatorluk generalleri arasında paylaşılmıştı. Konya bölgesi, bu paylaşmada Asya “Selevkoslar” Devletinin payına düştü. Selevkoslar burada uzun müddet hâkimiyet kuramamış “Kapadokya Krallığı” sonra da Bergama Krallığı, M.Ö. 233-133 yılları arasında bölgeye hâkim olmuştur.

Bergama Krallığı Roma İmparatorluğunun hâkimiyetine girince, Romalılar M.Ö. 133’te buraya hâkim olmuşlardır. Romaİmparatorluğu M.S. 395’te bölününce Anadolu ve bunun içinde yer alan Konya, Doğu Roma (Bizans)nın payına düştü.

Hazret-i Ömer zamanında İslâm orduları Konya’yı fethettiler. Asr-ı seadetten sonra İslâm Devletinde iç savaş ve ihtilaflar artınca fethedilen bâzı yerleri Bizanslılar yeniden geri aldılar. Bizanslılar, Konya’ya Avrupa’dan din adamları getirerek ve büyük dînî toplantılar yaparak Konya’yı dîni bir merkez hâline getirdiler.

Selçuklu Türkleri Konya’yı 1069 senesinde fethettiler. Fakat geri çekilmek zorunda kaldılar. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Selçuklu Sultanı Alparslan, Kutalmışoğlu Süleyman Şahı Anadolu’yu fethetmeye memur etti. Anadolu Fâtihi Kutalmışoğlu Süleyman Şah ve Mansur Şah kısa zamanda Anadolu’yu fethederek Türk beldesi hâline getirmiştir. Süleyman Şah, 1077’de Konya önlerinde ordusu ile göründü. Konya, Takkeli Dağı eteklerindeki düzlükte kurulmuş açık bir şehirdi ve savunması yoktu. Bir savaş olunca, asker Gevale kalesine çekilir, düşmanı orada beklerdi. Gevale Konya’nın kilidi idi. Gevale Kalesi Takkeli Dağının sivri tepesinde bir kartal yuvası gibi sarp bir kale idi. Süleyman Şah birkaç esir alarak kale hakkında bilgi aldı. Kalenin üç aylık erzakının olduğunu öğrendi. Kale Komutanı Romanus Makri’ye elçi ile şu haberi gönderdi: “Biz şehirler fethederek buraya kadar geldik. Burada da durmayarak daha ötelere gideceğiz, boşuna kan dökmek istemiyoruz. Yiyecek ve içeceğiniz size ancak üç ay yetebilir. Bizse üç ay değil altı ay bekleriz. Siz ise aç ve susuz kırılıp gidersiniz. Kozumuzu mertçe paylaşalım. Eğer komutanınız kendine güveniyorsa kalede titreyip duracağına ortaya çıksın, beraberce dövüşelim. Ben yenilirsem ordum çekilip gidecektir. Ben yenersem kaleyi teslim edin. Kimsenin kılına bile dokunmayacağız.” Bizanslı kale komutanı kaledekilerin baskısı ve gururuna söz gelmemesi için teklifi kabul etti. Ertesi gün çelik zırhlara bürünmüş ve at üstünde kale dışına çıktı. Her iki komutan döğüştüler. Süleyman Şah, Bizanslı kale komutanını yendi. Gevale Kalesi Süleyman Şahın kılıcı ile açıldı. Süleyman Şah, Konya’yı karargah yaptı. İznik’e kadar fetihler devam etti. 1080’de İznik fethedildi. Anadolu Selçuklu Devleti kuruluncaİznik başkent oldu. Birinci Haçlı Seferinde Haçlı Ordusu ve Bizans İznik’i geri alınca Sultan Birinci Kılıçarslan daha güvenli bir başkent olarak Konya’yı seçti. 1097-1308 arasında 211 sene Anadolu Selçuklu Devletinin başkenti Konya oldu.

İkinci Haçlı sürüsü Konya yakınlarından geçti. Meram Bağlarında konakladı. Anadolu’yu Selçuklu akınları ile terk etti. Üçüncü Haçlı seferinde bulunan Almanya İmparatoru Friedrich Barbarossa, 1190 yılının 18 Mayısında Konya’ya geldi. Schwah Dukasının birlikleri şehre girdi. İkinci Kılıçarslan Haçlı Ordusuna taarruz etti. 5 gün sonra Konya’dan çekilen Haçlılar kısa zamanda Türkiye’yi terk ettiler. Selçuklular devrinde bilhassa Alâeddin Keykubat, İkinci Kılıçarslan zamanında Konya, ihtişamının en yüksek noktasına ulaştı. Selçuklular zamanında Konya gibi bütün Anadolu şehirleri ihtişamlı bir devre yaşadılar. Selçuklular zamanında “Altın Çağı”nı yaşayan Konya, Türk âleminin en önemli kültür merkezi olmuştur. İslâm Dünyâsının ilim ve sanat adamları burada toplanmış, büyük imârlar yapılarak mâmure belde hâline gelmiştir.

On üçüncü asrın ikinci yarısı başlarken Anadolu Selçuklu Devletinin parlak çağı sona erdi. Anadolu’ya giren Moğolların nüfuzu Konya’ya kadar uzandı. AnadoluSelçuklu Devleti yarım asır İlhanlılara tâbi oldular. Selçukluların son devresinde Oğuzların Avşar (Afşar) Türkmen Beyleri olanKaramanoğulları bu bölgeye yerleştiler. Ermenek kasabasını başkent yaparak beylik kurdular. Daha sonra (Karaman) adı verilen “Lârende”ye yerleştiler. Bilahare Selçuklulara tâbi olarak Konya’ya hâkim oldular. Karamanoğlu Birinci Mehmed, Selçuklular adına şu emri verdi: “Bugünden sonra divânda, dergâhta, karargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil konuşulmayacaktır.” Böylece münevverler arasında ve resmî yazışmalarda konuşulan Farsçaya son verildi.

1397 senesinde Yıldırım Bâyezid Konya’yı Osmanlı topraklarına kattı. 1402 Ankara Savaşı ile Yıldırım Bâyezid, Tîmûr ordusu karşısında yenilince, Tîmûr Konya’yı yeniden Karamanoğullarına bıraktı. 1433’te Sultan İkinci Murâd Han tekrar Konya’yı almışsa da Konya yeniden Karamanoğullarının idâresine geçmiştir. Karamanoğulları Selçuklu Devletinin mîrasına konmak için Osmanlılarla birçok defâ savaştı. Osmanlı Sultanları ile akrabalık bağı kurmasına rağmen Osmanlı düşmanları ile işbirliği yaptı. Fâtih Sultan Mehmed Han 1471’de Karamanoğulları Beyliğine son verdi. 1465-1467 senelerinde Konya Osmanlıların eline geçmişti.

Anadolu Beyliklerinden Osmanlılardan sonra en mühimi olan Karamanoğulları zengin mîmârî ve kültür eserleri bırakmışlardır. Karamanoğulları saltanatına kesin şekilde son verilince Konya bölgesi “Karaman Tahtı” adıyla en mühim Osmanlı Şehzâdelerinin idâresine verildi. Karaman beylerbeyliğinde, yâni eyâletinde önce Fâtih’in büyük oğluŞehzâdeMustafa, sonra Şehzâde Cem, İkinci Bâyezid’in büyük oğlu Veliaht ŞehzâdeŞehinşah ve bunun oğlu Şehzâde Mehmed Şah hüküm sürdü. Şehzâde Şehinşah’ın vâliliği 28 yıl sürdü. Yavuz Sultan Selim Han tahta çıkınca 1512’de Hemdem Paşayı Karaman Beylerbeyliğine getirdi. “Karaman Tahtı”na şehzâdelerin oturtulması geleneğine son verdi. 1512’den sonra Konya’ya hânedandan olmayan vâliler tâyin olundu.

On dokuzuncu asra kadar Konya, Karaman eyâleti olarak idâre edildi. Tanzimâttan sonra Konya eyâlet oldu.

Fâtih Sultan Mehmed Han, Konya için “Sultanlar Beldesi” demiş ve büyük önem vermiştir. Yavuz Sultan Selim Han Mevlânâ hazretlerinin türbesini yeni baştan tâmir ettirdi. Kânûnî Sultan Süleyman Han “Irâkeyn” Seferinde Konya’ya uğradı. Mevlânâ hazretlerinin sandukası üzerindeki örtüyü öptü, türbe ve câminin güzelleştirilmesini emretti. Sultan İkinci Selim Han Konya’da büyük îmârlar yaptırdı. Sultan Dördüncü Murâd Han1636 İran Seferinde Konya’ya uğradı ve Konya’nın îmârını emretti. 1896’da Konya’ya demiryolu getiren Sultan İkinci Abdülhamîd Han 1889’da lise (idâdî) ve ayrıca 1908’de Hukuk Fakültesi açtı. Birinci Dünyâ Harbinden sonra bir ara İtalyanların işgaline uğrayan (Sevr Antlaşması gereği) Konya, bunun dışında hiç bir düşman işgaline maruz kalmamış bir ildir. Meşrutiyetten sonra nüfus ve ekonomisi gerileyen Konya Cumhuriyet devrinde yeniden gelişmeye başlamıştır.

1867’de büyük bir yangın ve 1873’te korkunç kıtlık Konya’yı altüst etmiştir. 1922 senesine kadar eyalet merkezi olan Konya 1923’te il (vilayet) olmuştur.

Feyyaz Dostum

Hakkında: Feyyaz Dostum

Her hususta bilgi, her hususta kazanç demektir. 1987'den beri...

Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir