Edebiyat

Yahya Kemal’in Akıncılar Şiirine İlham Olan Türk Beyi

YAHYA KEMAL BEYATLI’ NIN MUHTEŞEM ŞİİRİ “AKINCILAR”A İLHAM OLAN KAHRAMAN TÜRK BEYİ: “TURHANOĞLU AHMET BEY” Onbeşinci yüzyılın ortalarında Avrupalıların Vlad Tepeş dedikleri bir Eflak beyi vardı. Vlad kan dökmekten hoşlanan, bir adamdı. İstediklerini ölünceye kadar dövdürür, yaralarına tuz döktürüp, keçilere yalatır, sivri kazıklara oturtur, derilerini yüzdürür, hatta bununla da kalmayarak, yüzülmüş derileriyle güneşte bırakırdı. Cesetlerin kokusundan müteessir olup olmadığını soran vezirini …

Devamı »

Edebiyatımızın Millileştirilmesi ve İşlenilmesi

Halk edebiyatı ne gibi şeylerdir? Önce masallar, fıkralar, efsaneler, menkıbeler, üstureler; ikinci olarak, atasözleri, bilmeceler; üçüncü olarak, Dede Korkut Kitabı, Aşık Kerem, Şah İsmail, Köroğlu gibi hikayelerle Ceng-name’ler; beşinciolarak, Yunus Emre, Kaygusuz, Karacaoğlan, Dertli gibi tekke ve saz şairleri; altıncı olarak, Karagöz ve Nasreddin Hoca gibi canlı edebiyatlar. Türkçülere göre, edebiyatımız yükselebilmek için, iki sanat müzesinde eğitim görmek zorundadır. Bu …

Devamı »

Milli Şiir Ölçümüz

Sade dil, aruz ölçüsüne pek uymuyordu. Oysa ki, hece ölçüsüyle sade dil arasında yakın bir akrabalık vardır. Sarayın ihmaline rağmen halk, sadece Türkçe ile hece ölçüsünü iki değerli tılsım gibi, sinesinde saklamıştı. Bu nedenle Türkçüler, bunları bulmakta güçlük çekmediler. Eski Türklerin şiir ölçüsü hece ölçüsüydü. Kaşgarlı Mahmud’un sözlüğündeki Türkçe şiirler, hep hece ölçüsündedir. Sonraları Çağatay ve Osmanlı şairleri, taklit yoluyla, …

Devamı »

Tasavvuf ve Bade Kavramı

Şarap anlamına gelen Bâde özellikle tasavvuf edebiyatında “Aşk” manasında kullanılır. Bade olgusu, tasavvuf edebiyatındaki öneminin yanı sıra geleneksel Türk Halk Şiiri içinde de farklı bir öneme sahiptir. Halk şiiri şairleri olan aşıkların geleneklerine göre bir aşığın mahlas alabilmesinin yollarından biri de mahlasını rüyasında bade içerken almasıdır. Halk şairi, rüyasında bade içtikten sonra gerçek anlamıyla “aşık” olur. Bunun Türk geleneklerinde önemli …

Devamı »

Bahtiyar Vahapzade Sevdinse Şiiri

Sevdinse…Beş il, on beş il nedir, Bütün ömrün boyu gözleyeceksen. Ne boyda zülm etse sevgili sene, Sevdinse…”her zülme döz”,- deyeceksen. Sevdinse…Kölgeye dönüb her zaman Sen onu her yerde izleyeceksen. Sevdinse…qem içib, derd udacaqsan, Onu unutmağı unutacaqsan. Zererin xeyirdir, xeyirin zerer, Sevdinse…Günahın içinde haqsan. Onu unutmağa çalışsan, eger. Sen özün özünü unudacaqsan. Sevdinse…qanqalı gül bileceksen. Her esen yarpağa kövreleceksen. Sevdinse…ne dünen, …

Devamı »

Arif Nihat Asya – Anne Şiiri

İlk kundağın Ben oldum, yavrum; İlk oyuncağın Ben oldum.Acı nedir Tatlı nedir… bilmezdin Dilin damağın Ben oldum. Elinin ermediği Dilinin dönmediği Çağlarda, yavrum Kolun kanadın Ben oldum Dilin dudağın Ben oldum.Belki kıskanırlar diye Gördüklerini Sakladım gözlerden Gülücüklerini… Tülün duvağın Ben oldum! Artık isterlerse adımı Söylemesinler bana ‘Onun Annesi’ diyorlar… Bu yeter sevgilim bu yeter bana! Bir dediğini İki etmiyeyim diye …

Devamı »

Arif Nihat Asya – Bayrak Şiiri

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, Işık ışık, dalga dalga bayrağım! Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım. Seni selâmlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder… Gölgende bana da, bana da yer ver. Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar: Yurda ay yıldızının ışığı yeter. Savaş …

Devamı »

Hüseyin Nihal Atsız Kızıl Elma Şiiri

Hüseyin Nihal Atsız  Kızıl Elma Şiiri Hüseyin Nihal Atsız Kızıl Elma Şiiri ‘Yüz paralık kurşunla gider hayat dediğin; Tanrı yolu uzaktır; erken kalk sıkı giyin. Yazık, bütün ömrünce o kadar özlediğin Güzel Kızılelma’na varmadan öleceksin.’ Hüseyin Nihal Atsız Kızıl Elma Şiiri Hüseyin Nihal Atsız ile ilgili daha fazla bilgi için buraya tıklayınız. Hüseyin Nihal Atsız Hüseyin Nihal Atsız (Atsız), 12 …

Devamı »

Hüseyin Nihal Atsız – Kahramanların Ölümü Şiiri

(İşaf) (Şehit tayyareci Kurmay yüzbaşı Kami’nin büyük hatırasına)Gerilir zorlu bir yay Oku fırlatmak için; Gece gökte doğar ay Yükselip batmak için. Mecnun inler, kanını Leyla’ya katmak için. Cilve yapar sevgili Gönül kanatmak için. Şair neden gam çeker? Şiir yaratmak için. Dağda niçin bağırılır? Feleğe çatmak için. Açılır tatlı güller Arılar tatmak için. Tanrı kızlar yaratmış Erlere satmak için. İnsan büyür …

Devamı »

Hüseyin Nihal Atsız – Geri Gelen Mektup Şiiri

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse… Ey sen ki kül ettin beni onmaz …

Devamı »