Ana sayfa Gündem Köşe Yazıları İkinci Milliyetçilik Akımı

İkinci Milliyetçilik Akımı

272
0
PAYLAŞ
İkinci Milliyetçilik Akımı

İkinci Milliyetçilik Akımı

İkinci Milliyetçilik Akımı – Aziz Akınalp

Tarihte milliyetçi düşüncenin yükselişi ile ilgili en önemli gelişme Fransız İhtilali olarak karşımıza çıkmaktadır. Fransız İhtilali çok uluslu devletlerin yıkılarak yerini ulus devletlere bırakması sonucunu doğuran bir başlangıçtır.

Milliyetçilik akımı etkinliğini 1800’lü yıllar ile 1950’li yıllara kadar sürdürmüştür. 1950’li yıllar itibariyle dünyada meydana gelen akım Küreselcilik, Küreselleşme, Globalleşme diye tabir edilen ve sözde tüm sınırların kaldırılması gerektiğini savunan bir yapıya bürünmüştür. Bununla ilgili olarak 1945 yılında kurulmuş olan Birleşmiş Milletler oluşumu bir başlangıç olarak kabul edilebilir.

İlerleyen süreçlerde ise yakın dönemden örnek verebileceğimiz Avrupa Birliği kurulmuş, birlik içerisindeki ülkeler gerek kültürel, gerek sosyal gerekse de ticari anlamda birbirlerine kısmi veya tamamen serbestlikler sağlamış, ayrıca askeri ve siyasi olarak da birlik içerisinde harekette bulunmuşlardır.

Ancak özellikle Kosova ile başlayan bir takım hareketlilik, bugün Rusya – Ukrayna – Kırım arasındaki gerilim ile devam etmiş, en son İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı almasından sonra İngiltere’nin peşinden ayrılık kararları alan bir kaç Avrupa ülkesi de bu globalleşme safsatasının çöküşe geçmeye başladığının işaretçisi olmuştur.

****

Bugünlerde ülkemizde ise çok farklı konular gündemde. İlk defa medyada AKP’nin tirajının üzerine çıkmış olan bir parti görmekteyiz. Bu parti Milliyetçi Hareket Partisi. Partide seçim ihtimalleri olması ülkemizde büyük bir gündem yarattı. Ben bu gündemin oluşmasında Avrupa’da da filizlenen ve belli kesimlerce yönetilen milliyetçilik akımının büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Yoksa daha düne kadar Milliyetçilik = Irkçılık = Gericilik felsefesiyle yazılı ve görsel medyada yürütülen karalama ve yok sayma kampanyalarının bir anda tersine dönüyor olması söz konusu olamazdı.

MHP içerisinde alevlenen ve Devlet Bahçeli‘nin net bir tavırla karşı çıkamadığı, ancak kaçak savaştığı bir iç savaş söz konusu. Ancak bu iç savaş, MHP’yi kontrol altında tutmak isteyenler ile Milliyetçi İradeye Sahip Olanlar arasındaki bir iç savaş. Meral Akşener, Ümit Özdağ, Sinan Oğan ve Koray Aydın‘dan oluşan büyük bir ittifak topluluğuna karşı, etrafı danışmanları tarafından çevrilmiş; yazılı açıklama yapmaktan başka bir faaliyet yürütmeyen Devlet Bahçeli. Bu mücadelenin sonucu belli ve hayırlı olarak sonuçlanacak.

MHP Öngörüm

Milliyetçi Hareket, dünyada yeniden doğan ve benim ikinci Fransız İhtilali olarak adlandırdığım Yeni Milliyetçilik Akımı ile büyük bir güç kazanacak ve ilk seçimde büyük bir oy patlaması yaşayacaktır. Tabi ki bir kahin değilim ancak kestirdiğim kadarıyla bayan olması sebebiyle bayanlardan oy alma olasılığı yüksek olan, daha önce Demokrat Parti tabanında yer alması sebebiyle AKP‘nin de tabanının bir bölümünü oluşturan Demokrat oyların bir kısmını partiye çekebilecek olan ve ilk maddedeki gibi bayan olması bir yana Atatürkçü tavrı ve duruşuyla da Cumhuriyetçi kesime de hitap etmesi dolayısıyla Cumhuriyetçi oyları da yanına alabilecek Meral Akşener, Milliyetçi Hareket’in yeni lideri olacaktır.

Milliyetçi Hareket içerisindeki Türkçü duruşu ile Türk Gençlerinin büyük sevgisini kazanan Türk – Turan ilişkisinin canlı örneği Türk Stratejik Araştırmacısı Sinan Oğan‘da beyin kadrosu içerisinde muhakkak ki yer alacaktır.

Militan kadro olarak Ülkücü Hareketin aktif yüzünü ifade eden kişi olarak da Koray Aydın bu harekette yer almakta ve ülkücü kadroyu temsil etmektedir.

Prof. Dr. Ümit Özdağ çok büyük bir bilim insanı ve stratejik araştırmacı olarak ve istihbari çalışmaları ile pek çok konuda bilgi sahibi olan birisi olarak Milliyetçi Hareket Partisi’nin akil adamı olarak kadroda yer alacaktır.

Meral Akşener Genel Başkanlığında MHP kadrosunda diğer üç aday da kendisine yer bulacağı fikrindeyim. Bu dört ismin ayrı ayrı aday olmasındaki temel sebebin ise bu dört kişiden yalnızca birinin aday olması durumunda Devlet Bahçeli’yi destekleyecek olan üyelerin gönlünün yakın olduğu adaydan yana oy kullanarak, Devlet Bahçeli’nin elinde tuttuğu sessiz çoğunluk kalkanını delmekti. Bunu bir Turan Taktiği olarak da düşünebilirsiniz ki bence işe de yaradı. Akyaka’da yapılan Kurultay ile MHP tüzüğü değiştirildi. Parti içi seçimin önü açıldı.

Ayrıca bu seçim 1969 Adana Kongresinde partinin Türkçü yaklaşımdan Ümmetçi yaklaşıma geçmesinin intikamı olacak, MHP tekrar Türkçü ve aktif Milliyetçi bir görünüm kazanacaktır.

Pek Yakında

Milliyetçi Hareket Partisi iktidarda olacaktır. Tek başına ya da koalisyon içerisinde, ancak her ne olursa olsun MHP iktidara ortak olacaktır. Bu iktidar bugünkü siyasi ülkücülerin değil Türk Milliyetçilerinin iktidarı olacaktır.

Tarih, hiç bir hesabı açık bırakmayacaktır. Tıpkı Cumhuriyetin temellerini atan Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerinden etkilendiği Ziya Gökalp gibi, o yıllardan gelecek öngörüsü ve zekası ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına etki sağlamış Türkçü fikir adamlarının haklılıkları ve göstermiş olduğu hedefler yakın zamanda gerçeklik bulacaklardır.

Atsız’ın da söylediği gibi; İstek ve inanç, her güçlüğü devirir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here