Hayatı İdame Teknikleri

Hayatı İdame Teknikleri
Beklenmedik olaylar incelendiğinde, yaşam ile ölüm arasındaki o incecik farkı yaratanların hayatta kaldığı görülmektedir. Ani olaylar karşısında insanların büyük bir kısmı donup kalmakta ve gerekli reaksiyonu gösterememektedirler. Yaşam sürprizlerle doludur. Beklenmedik bir anda ve değişik bir ortamda yaşamımızı kurtarmak zorunda kalabiliriz. Bu an geldiğinde hazır olanlar yaşamını kurtarabilirler. Hayatta kalmanın en önemli kuralları; Paniğe kapılmamak, Olayları hızlı ve serin kanlı değerlendirmek, Yaşama azmine ve morale sahip olmak, İlk zorlukta pes etmemek, Ve en önemlisi gerekli bilgi ve beceriye sahip olmaktır.

Olabilecek her olay için hayatta kalma tekniği öğrenmek pratik olarak mümkün değildir. Buradaki amaç, temel prensipleri öğrenerek bunları farklı olaşyara uyarlamak olacaktır. Yaşam mücadelesinde muhtemel düşmanlarımızdan başlıcaları şunlardır.

SOĞUK; Yaşam mücadelesinde düşünme ve hareket yeteneğimizi kısıtlayan ve kan akışını azaltarak uykuya yol açan çok tehlikeli ve ölümcül düşmandır.

SUSUZLUK; Susuzlukta aynı soğuk gibi düşünme yeteneğimizi kısıtlar. Direncimizi yok eder. Su kısıtlı olduğunda gıda kesilmelidir. Sindirim gerekli suyun vücuttan kaybına yol açar.

AÇLIK; Kilo kaybına, zayıflığa, baş dönmesine ve algı kaybına neden olur. Soğuğun ve susuzluğun etkilerini artırır.

YORGUNLUK; Uyuşukluğa ve dışa dönük zihinsel zayıflığa neden olur. İnsanı ümitsizliğe iter. Dinlenme yaşam mücadelesindeki kişi çok önemlidir.

İÇ SIKINTISI; Gerginlik ve depresyon hissi ve ilgi yokluğuna neden olur. Kişi iç sıkıntısını yenmek için bir amaç edinmelidir.

YANLIZLIK; Bu duygu insanı umutsuz ve yardıma muhtaç hale getirebilir. Bunu yenmek için bir şeylerle kendini oyalamalıdır.

HÜSRAN; Pozitif enerjinizi ve amacınızı aksi yöne çevirebilir. Bu duygunun oluşmaması için gerçekçi olmayan amaç peşinde koşmamak gerekir.

Amerikan ordusu, Hayatta kalmayı becerebilecek insanın niteliklerini şöyle sıralamaktadır.

Yaşam mücadelesinde kişisel beceriler insanı başarıya ulaştırır. Düşüncelerine konsantre olabilmeli. Sorunları çözebilmeli. Kendinle yaşama yetisi olmalı. Duruma adapte olabilmeli. Sakin kalabilmeli. İyimser ama aynı zamanda en kötüsüne hazır olabilmeli. Kendi korku ve kaygılarını anlayabilmeli ve onları yenerek üstesinden gelebilmeli.

Hiç şüphesiz ki doğa güzelliğinin ve gizeminin yanında; kendisinde yararlanmayı bilmeyenlere karşı maalesef son derece acımasızdır. Yapılan hataların ve tedbirsizliklerin bedeli çoğu zaman insan hayatı ile ödenmiştir. Oysa çoğu zaman biraz psikolojik birazda beceriye dayalı tedbirler ile bu zor ve acımasız koşulları atlatabiliriz. Başta doğaya saygılı olmaya dayanan bu tedbirler, doğa sporcuları tarafından bilinmeli ve uygulanmalıdır.

Dağcılık, atıcılık, avcılık, kayak ve kampçılık vesaire faaliyetlerde yiyecek, doğada yön bulma ve barınma konuları zaruret halinde başımıza gelirse ve biz bu konuda eğitimsiz isek o zaman işimiz zor olmakla beraber hayatta kalmamızda imkansız olabilir, tüm bunların göz önüne alarak bazı temel hayatta kalma prensipleri ile ilgili pratik bilgileri sırasıyla burada incelemeye çalışalım.

HAYATTA KALMA

1-Plan
2-Yön Tayini&Mesafe Tahmini
3-Barınma
4-Ateş
5-Su ve Yiyecek

idameİçinde bulunduğumuz durumun vahameti ne olursa olsun öncelikle sakin kalmaya çalışılamalı ve mümkünse bulunduğumuz araziyi görebilceğimiz yüksekçe bir yere ulaşıp buradan konumumuzu doğru bir şekilde saptamaya çalışmalıyız. Araziyi incelerken sakin olup ihtiyaç duyabilceğimiz su, barınma ve yicek gibi şeylerin tespitinede çalışmalıyız. Mümkünse ısınmak, kuru kalmak ve işaret verebilmek için bir ateş yakmalıyız. Ateş yakıp moral tazeledikten sonra bulunduğumuz durumdan kurtulabilmek için gerçekçi bir plan yapmalı ve bazı kararlar almayız. Öcelikle bulunduğumuz noktayı terkedip etmeyceğimize karar vermeliyiz.

Terkettiğimiz durumda gideceğimiz yönü doğru bir şekilde tespit edip karşımıza çıkabilcek engel ve tehlikeleri ve bunlarla başa çıkıp çıkamayacağımızı mantıklı bir şekilde değerlendirip buna göre karar vermeliyiz. Bizi aksine zorlayan bir durum söz konusu değil ise bulunduğumuz bölgeyi terketmemeliyiz. Uzaklaşmamak bizi buna zorlayan şartlar yoksa en doğrusu olacaktır. Zira büyük olasılıkla sizin hangi bölgede olduğunuzu bilen kişiler öncelikle sizi bu çevrede arayacaklardır.

• Paniğe kapılmayın, Durun, oturun, düşünün,

• Bulunduğunuz yere, geldiğiniz yönü anlayabileceğiniz bir işaret koyun

• İşaretli noktayı kaybetmeden, geldiğiniz yolu bulmaya çalışın

• Başaramazsanız işaretli noktaya geri dönün O anki şartları göz önünde bulundurun ve düşünün, sizi kısa zamanda bulabilecek arkadaşlarınız var mı? Gece olmadan bulunma ve ya yolu bulma ihtimaliniz var mı? Eğer bu sorulara cevap “yok” ise,

• Gece için bir barınak hazırlayın,

• Hava kararmadan önce, bir gecelik yakacağınızı toplayın.

• Hava kararmaya başlarken ateşinizi yakın Geceyi geçirince korkunuz azalacaktır. Moralinizin iyice düzelmesi için bir şeyler yemeniz lâzımdır.

• Yüksek bir yere çıkarak, duman, deniz, akarsu, yol, patika benzeri işaretler görmeyi çalışın

• Bulunduğunuz noktadan arazinin krokisini çizmeye veya hafızanıza kaydetmeye çalışın

• Eğer yukarıda bahsettiğimiz işaretlerden birini görürseniz, buna doğru en kısa yoldan yürüyüşe geçiniz.

• Eğer sizi arayacaklarına eminseniz ve yiyecekle suyunuz yeterliyse, bir süre daha bulunduğunuz yeri terk etmeyin

• Akar suları akış istikametinin altına doğru, yani aşağılara doğru takip ederseniz, sonunda bir yerleşim yerine varırsınız. Çünkü yerleşmeler genellikle akarsu kenarlarındadır

• Duyulup, görüleceğinizi anladığınız zaman işaret veriniz

• Kaybolmadan önce hareket ettiğiniz noktayı, ya da kaybolduğunuzu anladığınız noktayı devamlı hatırınızda tutmaya çalışınız.

• Kaybolduğunuz noktadan itibaren, belli aralarla, dal, taş gibi malzemelerle yere oklar çizin. Okların ucu gittiğiniz yönü göstersin

• Hep aynı doğrultuda yürüyün, bunu başarabilmek için tabiatta düz yürüme kuralını mutlaka uygulayın, bu kuralı uygulamazsanız, mutlaka daire çizip aynı noktaya dönersiniz.

• Durduğunuz zaman yönünüzü kaybetmemek için yere, gideceğiniz yönü gösteren işaretler koyun

• Mesafe tahminleri yanıltıcıdır, tahmininizi 3 ile çarpın, Mesafeye küçümseyerek bakın

• Unutmayın ki insan, düz bir arazide yaklaşık olarak saatte 4 kilometre yürür.

• Saatte 7 kilometre de yürüyebilirsiniz ama hızlı yürümek yerine ağır ve devamlı yürümeyi tercih edin

• Engebeli arazi, göl, bataklık gibi bir alan ile karşılaşınca, etrafını dolaşmanız gerekebilir. Böyle durumlarda gittiğiniz yönü unutmamak için alanın karşısında belirgin arka arkaya iki nokta tespit edin. Bulunduğunuz yerde de arka arkaya iki işaret tespit ettikten sonra alanı dolaşın.

• Dikkat edin, bu işaretlerin tamamı gideceğiniz istikameti göstersin

• Dinlenirken yüzünüz, gideceğiniz yöne dönük olsun

• Karlı bir arazide ilerliyorsanız, sis ya da tipi bastırmışsa uygun bir barınak bularak geçmesini bekleyin

• Böyle havalarda arazi engebeleri, uçurumlar, büyük birer tuzaktır ve siz bunu göremezsiniz. Düz yürüme kurallarını bilmek demek, kaybolmamak, bilmediği bir araziden kolayca çıkabilmek demektir. Yaradılışı gereği, insan görmeden yürümesi halinde mutlaka daire çizer. Orman, sis ve tipide yürümek de görmeden yürümek demektir. Geçen yıllarda, 4×8 km lik bir alanda 5 genç 11 gün kaybolmuşlardı. Eğer bilmiyorsanız, hemen arazide düz yürüme kuralını öğreniniz.

Feyyaz Dostum

Hakkında: Feyyaz Dostum

Her hususta bilgi, her hususta kazanç demektir. 1987'den beri...

Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir