Erbakan’ın Havuz Sistemi Nedir?

Erbakan Hükümeti’nin öncesi ile başlayalım cümlelerimize. Ülkemizde 27’si İktisadi Devlet Teşekkülü (İDT), 10’u Kamu İktisadi Kuruluşu (KİT), 102’si müessese ve 39’u bağlı ortaklık olmak üzere toplam 178 adet KİT ( Kamu İktisadi Teşekkülü) mevcuttu. Bunların birçoğu ülke ekonomisini genel bir krize sürükleyebilecek raddede zarar eder durumda idi. Şu andaki AKP hükumetinin yaptığının bir benzerini Erbakan öncesi hükumetler de yapıyor ve milletimizin öz sermayesi ile kurulan KİT’leri yok pahasına satıyorlardı.

Peki KİT’ler niçin zarar ediyordu ve niçin Erbakan’dan başka kimsenin aklına satmaktan başka çözüm yolu gelmiyordu ya da başka çözüm düşünmek istemiyorlardı.

Özellikle Rahmetli Özal döneminde başlayan bir uygulama ile Devlet ( kar eden KİT’ler), elinde bulunan ve fonlarda biriken paralarını kısa vadeler ve düşük faizlerle özel bankalar yatırıyorlardı. Zarar eden ve paraya ihtiyacı olan diğer KİT’ler ise yine aynı özel bankalardan yüksek faizle kredi alıyorlardı.

Örneğin kar eden “X” KİT kurumu kasasındaki parayı kar etmek amacıyla “D” bankasına yüzde 40 faizle veriyordu. Diğer taraftan ise paraya ihtiyacı olan ve zarar eden “Y” KİT kurumu ise aynı bankaya gidip yüzde 150 faizle borç para alıyordu Oysa aldığı para aslında bankanın değil, diğer bir devlet kurumu olan kar denen “X” KİT kurumunun parasıdır.

Yani rantiyeci “D” bankası “X” kurumundan yüzde 40 ile aldığı parayı “Y” kurumuna yüzde 150 ile satıyor ve yüzde 100’leri aşan faiz karını cebine indiriyordu. Hem dehiç yatırım yapmadan, yeni istihdamlar oluşturmadan. İşte bunun adıdır rantiyecilik ve soygun…

Erbakan ise Milli Görüş Lideri. Milli Görüş demek “Hakk’ı Üstün Tutan Görüş” demektir. Rantiye ise Hakk’ın razı olmadığı bir durumdur.

18 Ekim ’96 tarihi bu bağlamda bir dönüm noktası oldu. Öncelikle devlet bankasında “Kamu Ortak Hesabı” oluşturuldu. Kasasında parası olan devlet kurumları parasını bu hesaba yatıracak ve yine paraya ihtiyacı olan kurumlar da özel bankalara değil bu devlet bankasına başvurarak hesaptaki paradan -devletin kendi parasından- faydalanabilecek. Yani 18 Ekim tarihinde rantiyenin musluğu bir anda kapatıldı. Dikkat ederseniz 28 Şubat senaryolu gazete manşetleri de bu tarihten sonra atılır oldu.

Havuz sistemi ile sadece sekiz ayda 6,5 Milyar Dolar para rantiye yerine milletin kasasına girdi. İşte bu para ile memur, işçi, emekli, esnaf ve çiftçinin yüzü güldürüldü. Yüzde yüzleri aşana maaş zamları gerçekleştirildi.

Demirel tarafından kara delik olarak nitelendirilen KİT’ler bir yıllık Erbakan Hükümeti zamanında hem 6,5 Milyar Dolar tasarruf sağladı hem de 2 milyar dolar kar etti.

Feyyaz Dostum

Hakkında: Feyyaz Dostum

Her hususta bilgi, her hususta kazanç demektir. 1987'den beri...

Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir