6 Madde Siyonistlerin İdealleri

vaad edilmiş topraklar

1.) Vaat Edilmiş Topraklar
2.) Kin ve Nefret
3.) Vahşet
4.) Yakma
5.) Kan İçme
6.) Mikrop Harbi

1.) Vaad Edilmiş Topraklar

“O zaman Rab bütün milletleri önünden kovacak ve sizden büyük kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanınızın bastığı her yer sizin olacak. Sınırınız çölden Lübnan’dan ırmaktan, Fırat ırmağından garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak, Allah’ınız Rab size söylediği gibi dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır”. (Tevrat, Tesnive Bölümü, 12/25)

Hahamlar Tevrat’a sapık üstün ırk inançlarını eklerken, bu ırkın yaşayacağı toprakların sınırlarını çizmeyi de unutmamışlardır. Tevrat’a göre Allah, Yahudilere Kenan diyarını vaat etmiştir. Yahudi dünya hakimiyeti gerçekleşmeden önce, bu topraklarda sadece Yahudilerin yaşadığı bir devlet kuracaktır. Bu devlet büyük dünya krallığının merkezi ve idare yeri olacaktır.

“Ve o kralların günlerinde göklerin Allah (Yehova) ebediyen harap olmayacak bir krallık kurmak ve onun hakimiyeti başka bir kavme bırakılmayacak ancak bu krallıkların hepsini o parçalayacak ve bitirecek.” (Daniel Bölümü, 2/44)

Bu dünyada krallığı, bu krallığın merkezi olacak olan vaat edilmiş topraklar bunların nasıl ele geçirileceği Tevrat’ta ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Vaat edilmiş toprakların sınırlarını belirten Tevrat ayetleri şu şekildedir:

“Ve senin gurbet diyarını bütün Kenan diyarını, sana ve senden sonraki zürriyetine ebedi mülk olarak vereceğim. Bütün bu memleketleri sana ve zürriyetlerine vereceğim ve senin zürriyetini göklerin yıldızları gibi çoğaltacağım.” (Tekvin Bölümü 17/8)

“ Üzerinde yatmakta olduğun diyarı sana ve senin zürriyetine vereceğim ve senin yerin tozu gibi olacak ve garba ve şarka ve şimale ve cenuba yayılacaksın ve yerin bütün kabileleri sende ve zürriyetinde mübarek kılınacaktır.” (Tekvin Bölümü 28/13-14)

“O günde Rab Abramla ahdedip dedi: Mısır ırmağında büyük ırmağa Fırat ırmağına kadar bu diyarı. Kenileri ve Kenizzileri ve Kadmonileri ve Hititleri ve Perizzileri ve Refaları ve Amorileri ve Kenanlıları ve Girgaşileri ve Yebusileri senin zürriyetine verdim.”

(Tekvin Bölümü, 16/18) “Ve Kızıl Deniz’den Filistinlilerin denizine kadar ve çölden ırmağa kadar sana hudut koyacağım, çünkü memleketin ahalisini elinize vereceğim,” (Çıkış Bölümü, 23/31)

“O günde Rab Abramla ahdedip dedi: Mısır ırmağında büyük ırmağa Fırat ırmağına kadar bu diyarı. Kenileri ve Kenizzileri ve Kadmonileri ve Hititleri ve Perizzileri ve Refaları ve Amorileri ve Kenanlıları ve Girgaşileri ve Yebusileri senin zürriyetine verdim.”(Tekvin Bölümü, 16/18)

“Ve Kızıl Deniz’den Filistinlilerin denizine kadar ve çölden ırmağa kadar sana hudut koyacağım, çünkü memleketin ahalisini elinize vereceğim,” (Çıkış Bölümü, 23/31)

“O zaman Rab bütün milletleri önünüzden kovacak ve siz büyük ve kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanınızın basacağı her yer sizin olacak, sınırınız çölden ve Lübnan’dan, ırmaktan, Fırat ırmağından garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak, Allahınız Rab size söylediği gibi, dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır.” (Tesniye Bölümü 12/25)

Yahudiler asırlardır Mesih’in gelip kutsal toprakları tamamen ele geçireceğine ve Yahudi dünya hakimiyetini tamamen kuracağına inanmaktadırlar. 1948 ‘de İsrail Devleti’nin kuruluşunun Yahudilerce “Mesihin ayak sesleri” olarak değerlendirilmesi bu inancın ne denli gizli olduğunu gösteriyor.

“O günde Rab Abramla ahdedip dedi:

Mısır ırmağında büyük ırmağa Fırat ırmağına kadar bu diyarı. Kenileri ve Kenizzileri ve Kadmonileri ve Hititleri ve Perizzileri ve Refaları ve Amorileri ve Kenanlıları ve Girgaşileri ve Yebusileri senin zürriyetine verdim.” (Tekvin Bölümü, 16/18)

“Ve Kızıl Deniz’den Filistinlilerin denizine kadar ve çölden ırmağa kadar sana hudut koyacağım, çünkü memleketin ahalisini elinize vereceğim,” (Çıkış Bölümü, 23/31)

“O zaman Rab bütün milletleri önünüzden kovacak ve siz büyük ve kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanınızın basacağı her yer sizin olacak, sınırınız çölden ve Lübnan’dan, ırmaktan, Fırat ırmağından garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak, Allahınız Rab size söylediği gibi, dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır.” (Tesniye Bölümü 12/25)

Yahudiler asırlardır Mesih’in gelip kutsal toprakları tamamen ele geçireceğine ve Yahudi dünya hakimiyetini tamamen kuracağına inanmaktadırlar. l 948 ‘de İsrail Devletinin kuruluşunun Yahudilerce “Mesihin ayak sesleri” olarak değerlendirilmesi bu inancın ne denli gizli olduğunu gösteriyor. Bu batıl İnanışlara Yahudiler sıkı sıkıya bağlıdırlar. Yahudi liderleri defalarca kutsal topraklardan bahsetmiş, asıl hedeflerinin bu toprakları ele geçirmek olduğunu belirtmişlerdir.

Theeodor Herzl (1887) : “Kuzey sınırlarımız Kapadokya’daki (Orta Anadolu) dağlara kadar dayanır. Güneyde de Süveyş Kanalı’na. Sloganımız, David ve Solomon’un Filistini olacaktır.”

David Ben Gurion (1948) : “Filistin’in bugünkü haritası İngiliz manda yönetimi tarafından çizilmiştir. Yahudi halkının gençlerimizin ve yetişkinlerimizin yerine getirilmesi gereken bir başka haritası vardır. Nil’den Fırat’a kadar.”

Devlet Başkanı Ben Gurion’un İsrail’in ilanı sırasındaki beyanından : “Görüldüğü gibi Türkiye’nin de bir bölümünü içine alan kutsal toprakları ele geçirmek, Yahudilerin bugün önem verdikleri kutsal amaçlarından birisidir. İsrail ordusu bu amaç için savaşmaktadır.”

1837’de yayınlanan Siyonist yayın organı Die Welt gazetesi. Sion Yıldızı, yıldızının içinde yer alan harita, Yahudilerin ele geçirmeye çalıştıkları ve arada Türkiye’nin de bulunduğu “Vadedilmiş Toprakları” göstermektedir.Die Weltt’in anlamının “Dünya” olması ise Yahudilerin sadece vaadedilmiş topraklarla yetinmeyeceğine işarettir. “İşte benden miras olarak Sam milletleri mülkü olarak yeryüzünün uçlarını vereceğim.” (Mezmurlar Bölümü, 2/8)

“Ben dedim, siz ilahlarsınız ve hepiniz yüce olanın oğullarısınız. Kalk ey Allah yeryüzüne hükmet. Zira milletlerin hepsine sen vâris olacaksın.” (Mezmurlar Bölümü, 82/6-8)

2.) Kin ve Nefret

“…Ve onlardan nefret ettim ve dedim: Siz onların topraklarını miras olarak alacaksınız.” (Tevrat, Levîliler Bölumü, 20/24)”

…Rabbin sözü: Çünkü hükmün milletleri toplamaktır, ta kî, ülkeler üzerine gazabımı, kızgın öfkemin hepsini dökmek için onları bir araya getireyim; çünkü bütün dünya kıskançlığımın ateşi ile yutulacaktır.” (Tevrat, Tsefenya Bölümü, 3/8)

Fanatik hahamlar, Tevrat’ı değiştirirken, kendilerinin üstün ırk olduğu düşüncesinin yanı sıra, diğer bütün milletlere karşı kin, nefret ve intikam hislerini de Yahudi dinine sokmuşlardır. Bu kine dayalı sapık ideoloji, tarih boyunca, Yahudilerin, sayısız katliam ve vahşet eylemi yapmalarına sebep olmuştur.

3.) Vahşet 

“Ve Allah’ın Rab onları senin önünde ele vereceği ve sen onları vuracağın zaman; onları tamamen yok edeceksin; onlarla ahdetmeyeceksin ve onlara acımayacaksın,” (Tevrat Tesniye Bölümü, 7/3)

“Şimdi git… onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme; erkekten kadına, çocuktan emzikte olana kadar hepsini öldür.” (Tevrat, l.Samuel Külümü, 15/3)Değiştirilmiş Tevrat’ın içerdiği emirler, bildiğimiz dini kitaplardaki (iğretilerden çok farklıdır. Asıl dinin emirleri adalet, sevgi, iyilik ve hoşgörü iken, Tevrat, pek çok sapıklığın övüldüğü ve emredildiği bir vahşet kaynağıdır.

Ensest (aile içi cinsel ilişki), tecavüz, insan katliamı, işkence, üstün ırk inancı gibi pek çok sapkın görüş ve emirler Tevrat’ın içeriğini oluşturmaktadır. Bu, kuşkusuz orijinal Tevrat’ın içinde olmayan fakat sonradan eklenmiş bölümlerden kaynaklanmaktadır. Tevrat’ın büyük bölümünü yazanlar, Yahudi toplumunu bugün olduğu gibi Hz.Musa’dan sonraki dönemlerde de yönetmekte plan Kabbalist hahamlardır.

Yahudilerin üstün ırk oldukları ve onlara aitolan dünyanın diğer milletler tarafından gasp edildiği inançlarının temelini Kabbala oluşturmaktadır. Hahamların, Kabbala’nın içerdiği bu sapkın inanışlara olan bağlılığı, Tevrat’ı da bu görüşler doğrultusunda bozmalarına yol açmıştır. İşte bu tahrifat, vahşeti Yahudi dininin bir gereği haline getirmiştir. Hahamlar fanatik ve sadist görüşlerinin tümünü Tevrat’a ustaca yerleştirmişlerdir. Bu sayede Yahudi dininin emirleri, asırlardır süren bir kin ve nefreti ve akıl almayacak katliamları içermektedir :

“İşte benden ve miras olarak sana milletleri, mülkün olarak yeryüzünün uçlarını da vereceğim. Onları demir çomakla kıracaksın; bir çömlekçi kabı gibi onları parçalayacaksın.” (Tevrat, Mezmurlar Bölümü 2/8-9)

“Ve Allah’ın Rabbin sana teslim edeceği bütün kavimleri bitireceksin, gözün onlara acımayacak. (Tevrat,Tesniye Bolümü, 7/16)

4.) Yakma

“Onları ateş yakacak. Alevlerin elinden canlarını kurtaramayacaklar.” (Tevrat. Işaya 47/14)

Tevrat’ın “acıklı ölümlerle ölecekler” (Yeremya Bölümü. 16/4) ifadesinde anlattığı işkencelerden birisi de insanları yakarak öldürmedir. Tarihte Siyonistler fırsat bulduklarında bu korkunç yöntemi uygulamışlardır.

5.) Kan İçme

“Et yeyin ve KAN İÇİN yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve dünya beylerinin KANINI İÇECEKSİNİZ… SARHOŞ OLUNCAYA KADAR KAN İÇECEKSİNİZ” (Tevrat, Hezekiel Bölümü 30/18-20)

Bu sapık adet asırlardır bir kısım fanatik Siyonistler tarafından uygulanmakladır. Bazı bağnaz Yahudi kollan, Tevrat’ın insan kanı içme ve insan boğazlama konusundaki emirleri doğrultusunda, sayısız insanın kanlarını almak için öldürmüşlerdir;

“Onları kasaplık koyunlar gibi ayır ve öldürme günü içinOnları hazırla.” (Tevrat. Yeremya Bölümü. 12/3)

“Et yeyin ve kan için yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve dünya beylerinin kanını içeceksiniz…sarhoş oluncaya kadar kan içeceksiniz.” (Tevrat, Hezekiel Bölümü, 39/18-19)

6.) Mikrop Harbi

“Ve onun içine veba ve sokaklarına kan göndereceğim ve çepeçevre onun üzerine gelen kılıçla içindeki yaralılar düşecekler ve bilecekler ki ben Rabbînı.” (Tevrat, Hezekiel Bölümü ,28/23)

14. yüzyılda Avrupa’da çok büyük ölümlere sebep olan veba salgınları yaşandı(i. Meydan Larousse, cilt:12, sf:55)

Özellikle Almanya’da 1348-1349 yıllan arasında vebadan ölenlerin sayısı oldukça arttı. Bu durum karşısında Papaz Clemens VI. Von Avignon vebanın nereden kaynaklandığını öğrenmek ve hastalığın yayılması karşısında tedbir almak için soruşturma açtı.

(2. Lexikon Deş Mittelaters. Band 11. sf:784-785)

Soruşturma sonucu gerçek bir vahşeti ortaya koyuyordu: Milyonlarca insanın ölümüne neden olan vebayı Yahudiler kasıtlı olarak yaymıştı. (3.Espana Y. Los judios, Federico Ysart sf: 32. 4. Der Grosse Bildatlas Zur Weltgeschite, sf:557)

Vebayı yaymak için kuyu sularına veba mikrobu atmışlar ve Yahudi olmayanların evlerinin duvarlarına içinde veba mikrobu bulunan mürekkep sürmüşlerdi. (5.Devil, Drags and Doctors, sf: 202-203)

Nitekim bir Alman Yahudisi yine zengin bir Yahudi olan Hanover’li Salomon’un oğlu Aaron’dan Hanovre şehrinin kıyılarına atılmak üzere 300 tane içinde veba mikrobu bulunan zehir torbası aldığını ve bunlarla hem şehrin kıyısını hem de diğer bazı şehirlerin kuyularını zehirlediğini itiraf etmişti. (6.La Mort Noir Chronic Dela Peste Johannes Jnohl, sf: 218)

Feyyaz Dostum

Hakkında: Feyyaz Dostum

Her hususta bilgi, her hususta kazanç demektir. 1987'den beri...

Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir